Boşanma Davası Nasıl Açılır ve Ne Kadar Sürer?

Boşanma,
çiftler için yalnızca hukuki değil, aynı zamanda duygusal ve pratik zorlukları
olan bir süreçtir. Türkiye’de boşanma davaları, Türk Medeni Kanunu’na göre
belirlenen prosedürler çerçevesinde yürütülür. Bu süreçte doğru bilgiye sahip
olmak, zaman kaybını önlemek ve hukuki hakları korumak açısından büyük önem
taşır. Boşanma kararı alan çiftlerin öncelikle bu sürecin iki temel şekilde
ilerleyebileceğini bilmesi gerekir: anlaşmalı
boşanma ve çekişmeli boşanma.
Her iki durumda da izlenmesi gereken adımlar, sürecin ne kadar süreceği ve
dikkat edilmesi gereken detaylar farklılık gösterir.
Boşanma Davası Açma Sürecinin Detayları
Boşanma
davası açmak için öncelikle hukuki şartların sağlanması gerekir. Anlaşmalı
boşanmada taraflar, evlilik birliğinin sürdürülemez olduğu konusunda mutabık
kalır. Bu durumda, Türk Medeni Kanunu’na göre ayrılık süresi gibi şartlar
aranmaz. Ancak çekişmeli boşanmada, boşanma sebebinin kanıtlanması zorunludur.
Zina, şiddet, terk veya akıl hastalığı gibi somut sebeplerle açılan davalarda,
iddiaları destekleyen delillerin mahkemeye sunulması beklenir.
Boşanma
sürecinin başlamasından önce, Türk Hukuku’nda zorunlu olan arabuluculuk aşamasına dikkat çekmek gerekir. 2018 yılında
yürürlüğe giren düzenlemeyle, çiftlerin en az bir kez arabulucuya başvurması
şartı getirilmiştir. Arabuluculuk, tarafların uzlaşmasını sağlamayı amaçlayan
bir ön süreçtir. Bu aşamada anlaşma sağlanamazsa, dava yoluna başvurulur.
Arabuluculuk, özellikle çekişmeli davalarda zaman kazandıran bir yöntem olarak
görülse de, tarafların iletişim kopukluğu yaşadığı durumlarda etkisiz
kalabilir.
Dava süreci,
boşanma dilekçesinin hazırlanmasıyla resmiyet kazanır. Dilekçede tarafların
kimlik bilgileri, evlilik tarihi, çocukların varsa durumu, mal paylaşımı ve
nafaka talepleri gibi detaylar yer almalıdır. Dilekçenin, eşlerden birinin
ikametgâhının bulunduğu yer Aile Mahkemesi’ne veya son altı aydır yaşadığı
bölgeye bağlı mahkemeye verilmesi gerekir. Mahkeme, dilekçeyi kabul ettikten
sonra duruşma tarihlerini belirler. Çekişmeli davalarda, tarafların iddialarını
desteklemek için tanık ifadeleri, yazışma kayıtları, sağlık raporları veya
diğer belgeleri sunması beklenir. Bu süreçte avukat desteği almak, hukuki hakların
korunması açısından kritik öneme sahiptir.
Boşanma Davasının Süresi ve Belirleyici Faktörler
Boşanma
davasının ne kadar süreceği, davanın türüne ve tarafların iş birliği düzeyine
göre değişir. Anlaşmalı boşanmalar,
genellikle daha hızlı sonuçlanır. Tarafların mal paylaşımı, çocukların velayeti
ve nafaka konularında uzlaşması halinde, mahkeme süreci ortalama 2 ila 6 ay
içinde tamamlanabilir. Bu tür davalarda, hakim genellikle tek bir duruşma
sonrası karar verir. Ancak çocukların durumu veya mali konuların karmaşıklığı,
süreyi birkaç ay uzatabilir.
Çekişmeli boşanmalar ise daha uzun ve yıpratıcı bir
süreçtir. Taraflar arasındaki anlaşmazlıklar, delil toplama sürecini
zorlaştırabilir. Örneğin, zina iddiasının kanıtlanması için fotoğraf, mesaj
kayıtları veya tanık ifadeleri gerekebilir. Mahkeme, bu tür davalarda bilirkişi
raporlarına başvurabilir veya çocukların durumunu incelemek için sosyal hizmet
uzmanlarından yardım alabilir. Bu aşamalar, süreci 6 aydan 2 yıla kadar
uzatabilir. Özellikle yüksek mal varlığına sahip çiftlerde, mal paylaşımının
hesaplanması ve taşınmazların değerlendirilmesi gibi faktörler dava süresini
artırır.
Süreyi
etkileyen diğer bir faktör, mahkemenin iş yoğunluğudur. Büyük şehirlerdeki Aile
Mahkemeleri’nde yoğunluk nedeniyle duruşma tarihleri aylar sonrasına
verilebilir. Ayrıca, tarafların mahkeme kararına itiraz etmesi veya Yargıtay
sürecine başvurması durumunda, dava yıllarca sürebilir. Temyiz aşaması,
ortalama 1 yıl kadar ek süre gerektirebilir.
Boşanma Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Boşanma sürecinde hukuki hakların korunması
için profesyonel destek almak şarttır. Deneyimli bir boşanma avukatı, sürecin
yasal çerçevede ilerlemesini sağlar ve olası hataları önler. Delil toplama
aşamasında, dijital iletişim kayıtları veya maddi kanıtların saklanması
önemlidir. Ayrıca, ortak banka hesaplarının durumu, kredi borçları ve emlak
varlıkları gibi konular önceden netleştirilmelidir.
Çocuklu
çiftlerde velayet ve çocuk nafakası
konuları öncelikli olarak ele alınmalıdır. Mahkemeler, çocuğun üstün yararını
gözeterek karar verir. Bu nedenle, çocuğun yaşam standartlarını koruyacak
düzenlemeler yapılması gerekir. Boşanma sonrası ilişkilerin sağlıklı
yürütülmesi için de iletişim kanallarının açık tutulması tavsiye edilir.
Sık Sorulan Sorular
1.
Boşanma davası hangi durumlarda
reddedilir?
Mahkeme,
boşanma sebebinin yetersiz olduğuna veya delillerin hukuki geçerlilik
taşımadığına karar verirse davayı reddedebilir. Ayrıca, tarafların evliliği
sürdürmeye yönelik çabalarının eksik olduğu durumlarda da red kararı çıkabilir.
2.
Boşanma sonrası nafaka nasıl
belirlenir?
Nafaka,
tarafların mali durumları, yaşam standartları ve çocukların ihtiyaçları dikkate
alınarak hesaplanır. İştirak nafakası, çocuğun giderlerini karşılamak için
ödenirken; yoksulluk nafakası, ekonomik dengenin korunması amacıyla talep
edilebilir.
3.
Boşanma kararı ne zaman kesinleşir?
Mahkeme
kararının kesinleşmesi için itiraz süresinin (genellikle 2 hafta) dolması
gerekir. İtiraz edilmezse karar kesinleşir ve boşanma resmiyet kazanır.
4.
Evlilik dışı edinilen mallar nasıl
paylaşılır?
Türk Medeni
Kanunu’na göre, evlilik birliği süresince edinilen mallar eşler arasında eşit
olarak paylaştırılır. Kişisel miras veya evlilik öncesi edinilen varlıklar
paylaşıma dahil değildir.
5.
Boşanma sonrası velayet değişikliği
mümkün mü?
Velayet,
çocuğun menfaati gözetilerek değiştirilebilir. Ancak bu durum, ciddi bir sebep
(ihmal, şiddet vb.) gerektirir ve mahkeme tarafından incelenir.
Boşanma
süreci, doğru bilgi ve profesyonel destekle yönetildiğinde daha az stresli hale
gelebilir. Bu nedenle, her aşamada hukuki danışmanlık almak önem taşır.